« Önceki | Sonraki »

Pazartesi, Nisan 7, 2008

DOKUNMAK

DOKUNMAK

 

 

Kadırga koyuna doğru giderken ,ağaçların arasından kendine yol açarak denize akan  rüzgarı motorumla kesiyorum.İnce bir çığlık kalıyor geride; her akımı yardığımda içimde ince bir sızıyla motorumun  tekerleklerine yaklaşıyorum; gittikçe.Bedenimle bütünleşmiş bir ağırlık var arkamda,rüzgarın çığlıklarını duyuyor olmalı diyorum, ürperiyorum utancımdan;belimden aşağı inen sıcaklık kasıklarımın arasında yok olup, içe doğru yayılıyor.Kor bir ışığın izinden aydınlanıyor yollar .Gözlerimden çıkan aleve yenik düşsem Assos’tan Midilli’ye uzanan bir köprü olacak yatağım, mavi çarşafla bezeli.

 

Köpek havlamaları zeytin ağaçlarının arkalarında yapılar oluğunu gösteriyor.Yoldan ne kadar dikkatimi almamaya çalışsam da köpekler hep bir ürperti katıyor bu anlarıma  aklımın bir köşesinde kaçma var,bir köşesinde yumru,yumru gözleriyle doğum anları.Ani bir karartı geçiyor önümden ön fren diski ve arka frene diski yanık bir koku bırakıyor.Sarsılıyor motor.

“Geldik mi?”

“Henüz değil,uyuyor muydun?”

“Dalmışım”

Sol Yanımda kalan bacağını okşuyorum,  kendimi az geriye kaydırıyorum göğüslerini ve bacaklarının sıcağını hissetmek için.Ani frenle üzerime binen o sıcaklığı seviyorum .Uykusuz ve yol bu kadar karanlık olmasa her dakikada bir ani fren yapacağım.Ani Frenleri ve kasislere sert dalmayı seviyorum arkamdaysa eğer.

 

Uzanıp Şişe yerinde mi diye sırt çantasına dokunmak istiyorum kendisine sarılmak istediğimi sanıp sıkıca kucaklıyor.Koltuk altlarımda kalan kollarını sıkıyorum pazılarımla sıcak gevşek deli bir vücut motorumla bütünleşmiş oynuyor sanki altımda şu an. Kaskımı kaskına çarpıyorum öper gibi.Anlıyor gülümsüyor.Gülüşü denizde bir ışıltıya neden oluyor,yol kıvrılıyor.

 

Karşı adada bir yerlerde kesin bir dostun anıları vurdu bu gülüşe diyorum,içimden geçen ürperti rüzgarın çığlıkları mı.Biberiye,defne ,zeytinyağı kokuları genzimden kayıyor,motor yolda.Bir yerlerde sabun yapıyorlar diyorum ,kollarını iyice dolayıp sarılıyor.Bir şey dediğimi duydu belki ama anlamadı gecenin sessizliğini bir motorun sesi birde rüzgarın çığlıkları bölüyor.Uyuyor olmalı.

Sahil yoluna ince bir yolla giriliyor ve dik bir rampa karşılıyor  sizi,vitesi küçültüyorum elim debriyajda yumuşatıyorum iyice,sarsılsın istemiyorum.İkinci vitesle düzlüğe geldiğimde hava birden değişiyor ciğerlere basınçla doluyor oksijen,yol genişliyor deli bir denizin kıyıyı dövüşü ve olabildiğine açık kumsal karşılıyor .Uzakta tek bir kulübenin ışığı yanıyor kapısında “bir milyoncukcu ”ulardan alınma  üstüne ejderha resmi olan ışıklı sepet asılı kırmızı fener gibi yanıyor.Dost Kapıda bizi bekliyor.Mavi gözleri farda daha bir ortaya çıkıyor.Havlıyor koşmak gelmek için zinciri zorluyor.Dostun sesiyle nerdeyse atlayacak arkamdan .

“Aaa! Dost bizi bekliyor”

Hayvanlara insanların en benzer noktaları bu olsa gerek temas kurma özlemi.

Dostun sesinin ardından kulübeden bir ışık yanıyor;

“Ne var kızım  ne oldu bekle geliyorum”

Akşamdan yüklendiği efkarları kapının sütununa dayadığı koluna yüklemiş bize bakarken ,motorun durmasına fırsat tanımadan arkadan ilk inen gene o oldu.

“canım ,köpekçiğim benim”

Kollarını dostun boynuna dolayınca kaskın hala kafada olmasına şaşkın bakış atışı ile farda beliren yüze bakıyorum ,yolun yorgunluğu ve yılların getirdikleri göz altlarına ince bir dilim gibi dizili duruyor.

“acil göz altı masajı yapmalıyım diye düşünüyorum”.her dokunuşumda bedenine daha bir yaklaşma isteği duymuşluklarım aklıma geliyor içimden gene o kor geçiyor.

“naber dostum “

diyorum kapıya yaslı elin sahibine.

“Ne o rüyanızda mı? Gördünüz len Kadırga koyunu”

“Uyuyabilsek göreceğiz ama nerde aha  bırakmadı ki dostu özlemiş”

“Ne o  geceyi sırtlamışsın gene”

“deme ya akşam bir şiir düştü uyutmadı,az önce  denizin sesine yenik düştüm,oğlum bu kız hadi manyak bu fırtınada ne motoru bu saatte “

Doğru ya saati o dakika fark ediyorum daha güneşin doğmasına 2 saat var.

“şişe yerindedir umarım” iç sesimi dışarıdan dillendirmiş olmlalıyım.

“hadi oğlum ya  Çiftliğindir o şimdi şarabımı dur peynir çıkarayım sabah kahvaltısına ne kaldıki bak açıldım şimdi”

“hemde ‘Boğa Kanı’ bu”

“deliler ya”

“bir merhaba de”

“itle oynayacağına deseydin, bana değil ona sarıldın ilk”

“aman ya sizde”

“hadi kızım  getir … akıllı kızım benim”

Az önce arkamda mayışık oturan o değil sanki denize doğru Dostla koşuşuna bakıyorum ,ufak bir dal parçasının getirdiği bir mutluluk mu yoksa dokundukça çoğalan bir özlemeliğin getirisi mi bu.Peki dokunmayı besleyen ayrılıkların kendisiyse ayrılıklar çok mu kötü.

“çekim yasası bu”

deniz alıp getiriyor sesini,nerde olsa duyacak içimdeki sesleri ve illa yanıt verecek.

“dokunmanın çekim yasası “diyorum.Rüzgara karşı bağırarak tekrarlıyorum sesimin ulaşmadığını bilerek

“dokunmanın çekim yasası”

peynir,domates,kaz dağlarının kekikleri ve zeytin yağından bir karışım, ince dilimlenmiş köy ekmeği,kırmızı şarap,sofraya serili sabaha doğru sıcak, sıcak hazırlanmış bir şiir ve dokundukça çoğalan bir özlemle oturuyorum sofraya .Dizlerime kurulu başını okşuyorum , o dizine yatmış dostu okşuyor,şairin kibar çocuğu bizlere bakıp gülümsüyor son odununu şömineye atarken.

“siz dokunun birbirinize ben odun getirecem”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çarşamba, Ocak 23, 2008

SPA Wellness Antalya 4

Bugün Antalya’da son günüm. İzmir den sonra ayrılırken otobüsün penceresinden her barındırdığına kardeşimmiş gibi bakıp hüzünlendiğim ikinci şehir.Bugün seni terk edeceğim.

Serbest Bildiriler günü bugün ,dün hızlı bir anlatımla dersler sonlandırılmıştı.“Turizm ve Sağlık Pazarında SPA  ve Wellness Pazarlaması Konuşmasına kendimi kaptırmışken yan taraftan kürsüye yürüyen yüzü tanır gibi oluyorum ama yoğunluğum konuşmacıda. Kürsüye hakim olan ses şimdi  İlkay Orhan Hocamın sesiydi  Demans tedavisine ilişkin serbest bildiri okuyordu. Kürsüye çıktığında tanıyabildim 3 yıl olmuş en son gördüğümden beri. Yanımdaki koltuğa birinin oturduğunu görünce  döndüğümde Akdeniz Üniversitesinden Özgür Özdemir hocamı ardından Özgür  Nalbant Hocamı gördüm. Her biri bence kongreye damgasını vuran somut çalışmalarla gelmişler ve iyide hazırlanmışlardı. Kongredeki o hadi bitirelim çabuk zaman yok havası olmasa daha bir verimli sunumlar yapacaklardı diye düşündüm.Yüreklerini ellerine almışlardı, gene o geleceğe yatırım yapan  hallerinde (geleceklerine değil) çaba sarf ediyorlardı.Temeli atmışlardı.

Vedalaşmaları sevmediğimden  öğlen kongre kapanır kapanmaz kısa öpüşmelerle kaçar adım çıktım The Marmara Otelden. Almanya’da Spa Wellness Eğitmeni olan Arkadaşım İsmail’i bile görmeden.

Pansiyon Sahibi Kemal Beyi beni  bekler buldum , fuara bu sefer beraber gidelim otobüsünün kalkma saatine kadar dolaşalım dedi. Antalya trafiğine alışamadığım kent sıfatını da ekletti kendine üç ayrı yol güzergahı aynı hat üzerinde ve araçlar nerden nasıl çıkıyor sürücüler yolları nasıl karıştırmıyor .İçinden çıkabileceğim bir denklem değil benim.Fuarı daha bir detaylı bol sohbetli gezdik nerdeyse her stantda mola verdik.Yükümüzü ağırlaştırdık. Broşürler, kartvizitler….Ne çok lerler yükledik kendimize .

Antalya içinde barındırdıklarına mı yoksa sana mı ağıt yakmalıyım bilemiyorum ama nedense sende hüzün var.Sen beni kanatıyorsun.

Ben otobüse bindim  ,Kemal bey torunuyla kızını evlerine götürmek için arabasına bindi yol  duruyordu,Antalya kaldırım taşları sökülmüş, yolları deşilmiş uyuyordu.

Geri

Salı, Ocak 22, 2008

SPA Wellness Antalya 3

Elinde havalı tüfekle bir adam ilkokulun orda ağaçlara bakıyordu,hele ki ortalık çocuk kaynarken tedirgin olurum böyle atmosferlerden :”hayırdır umarım kuşlara yönelik bir girişim değil yaptığınız” dedim .Sanki ben aksi bir şey söylemişim gibi “ ağaçta kuşlar varda onları vuracam dedi”.Buna mı emanet edildi şimdi çocukların servis sürücülüğü diyerek çocukları  inanç ve inançsızlık yapısı ayrımına tabi tutmadan koruyanlarına havale edip kanayan vicdanla (ah tırsak yüreğim nede ürkek oldu   şimdi) sağ taraftaki otellere bakarak yürümeme devam ettim. Sol tarafta ki  binalardan birinin  ikinci katındaki açık pencereden uzanan bir kafa flüt çalıyordu, hoş bir ezgisi vardı .Az  önceki kötü ruh halimi atmak için olmalı “bir nota eksik çaldın dedim” flüt sustu, gülüşme sesleri geldi;flüt devam etti .

 Sarı saçları, uzun boyuyla okulumuzun en delikanlı kızlarındandı  Behice, yıl 1985 olmalı. Bulgar şivesiyle bir şiir dizesi döktürürdü benim falezlerden  denizi emerek yürüyüşüme ne der di yi düşündüm .

Yaşamak o senin saçlarını Akşamlardan akşamlara alıp götüren sudur

Yaşamak bir çocuğun oyuncaksız uykusudur” mu derdi yoksa gene Afşar Timuçin’in aynı şiirinin dizelerinden en beğendiğime denk düşen ve beni bir ömür tamamlayan dize diye tanımlayabileceğim (her tanımlatıcı aslında o şiiri birazda kendine yazmışta olsa okur sahiplendikçe onun için yazılmıştır birazda ) .

“Kendini çorak toprakta ölümlere adayarak

Yaşamak sürüklemektir düşlerin tortusunu” mu derdi acep. Sürüklenen itirazlarımı bacaklarımın arasına alıp  düşlerime sarmallarken kendimi kongre salonunun kapısında  buldum.

Ve Çakışmayacak denilipte çakışan kongre konuşmaları,dersler , hızlandırılmış bir program atmosferinde katlar arası koşmacalarla günü sonlandırdığımda aklımda kalanlar : Bali’li  kızların egzotik görüntülerinden kendimi alıp açılmış standlara baktığımda Masaj ve Doğal Terapiler Dernek başkanı  Nihat Ayçeman Hocamı gördüğüm ; iç içe geçen kovalamaktan yorulduğum derslerin notları;Çin tıbbı ve Akupunktur, Fangoterapi, Aromaterapi, Reiki derken bir ara ekstra olan ve dördüncü katta verildiğini duyduğum  Londra Refleksoterapi Okulu Direktörü Michel Keet in dersine göz atmaya karar verip, nasıl olduğunu anlamadan dersin içinde kendimi buluşum kaldı.

19 ocak 2008 ders aldığımız alanla kongre alanı akşam Işın Karaca’nın da yer alacağı gala gecesi için hazırlanacak ve "zaman sınırlı öğlen sonrası dersleri 4.kata taşıyın " fısıltılarıyla başladı.Dersler bu kadar zevkli, kongre bu kadar dolu olmasa sevinecektim nerdeyse çakışan yetişemediğim derslere. Kızmalarımın haksızlığa uğramış isyanımı Doç. Dr. Rumi Çelebi Hocama anlatamamışlığıma mı yanmalıydım yoksa kongreyi düzenleyenlerin Akademisyen olmalarının mazereti kabul etmemin önünde engel olduğunu nasıl anlatamadığıma mı yanmalıyım.İçinde olduğum sektörün ,kaplıcaların  gün geçtikce gelişmek yerine bir çıkmaza doğru girdiğini görenin sadece ben olmadığımın farkına varmış olmak sevindirici olmakla birlikte ,çözümü noktasındaki atılımların kongre boyutu tartışmalarına, yeterince ;derslerle çakıştığı için katılamadığımın kızgınlığını kime aktarmalıydım.Romanya da veya benzer ülkelerde bir damlası dahi kaplıca sularının ziyan edilmez geri dönüştürülürken bizde logarlara pervasızca atılışlarına tanık olmak ve bunun için üretilebilecek çözümlere (ah gene o  durmadan teori üreten beynimin oyunu) katkı sunamamanın sancısının utanca dönüşen boyutunu nasıl aktarmalıydım.Aktaramadım,anlatamadım.Çok meşkullerdi. SPA Awards Töreni yapıldı,ödüller verildi,ödül almayan masa kalmadı ,yemekler yendi, Işıl Karaca dinlendi. Antalya güzelliğinin başına  bela olduğunu bilmişleyin durmadan yüzünü tırmalayan küskün kentim benim uyuyordu. Doğu Garajının çirkin yapısını ortadan kaldırmış yeni bir çirkinlikle kaldırım taşları caddelerine  yayılmış olarak.Kum yığıntıları her mahallenin yastığıydı.

Devam

Geri

Salı, Ocak 22, 2008

SPA Wellness Antalya 2

Kongre  ve spa wellness eğitim salonlarının 3 katta olduğu söylendi  program çizelgemizi de elimize alarak aşağı indik (ben ve 1. spa wellnes kongresi mağdurları) .

Henüz daha hazırlıklar yapılıyordu  Gaziden gelen öğrenciler coşku ile hazırlanıyor ama ne yapmaları gerektiğine ilişkin bilgilerinin olmadığını katılımcımı yoksa organizasyonda görevli miyim ben neyim hallerini gözlerinden atamamış telaşlı ürkek bakışlarını etrafta gezdiriyorlardı.Kendilerini de.

Sağ tarafta siyah bir panonun üstünde dragon işaretini görünce o tarafa yanaştım .Bu karmaşa ve ne yapacağını bilmeme halindeki onca insana rağmen organize olmuş birilerini görmek işte dragonun gücü dedirtti bir kere daha bana.Aldırış etmeyin derim Sungate  Port Royal otel çalışanlarının sıcak gülüşü Antalya’nın sıcaklığına +2 derece daha kattı. “Buyurun  bir şeyler ikram edelim “ yaklaşımına sabah  The Marmara otelin ikinci katından hazırlıklıydım ;yüzü hiçte yabancı gelmeyen bu ses sahibine yok sağ olun diyecekken ,bizde az çok gözden vücut dilinden anlarız  bakışıyla  gelip kulağıma doğru bizim ikramımız dedi. Açık sözlüyümdür.Dedim “ sabahta öyle dediler ama cüzdandan beş ytl’e eksildi” Burası bizim stantımız dedi. Ve ikramda kusur etmediler.Ne garip; tütsü kokuları,kahve,şarap ikramlarının arasında  Heybeli Adada bulunduğum bir dönemde,Deniz Lisesi Komutanlığı kütüphanesinden alıp tüm ciltlerini  heyecanla okuduğum ,Evliya Celebi’nin Seyahatnamesinin satırlarının arasında hissettim kendimi.Sanırım o siyah önlüğüyle yakasındaki ejderhadan güç alan güler yüzlü insanında bunda bir rolü oldu.Ah sevgiye muhtaç benliğimiz bu yönden doyuruldukça sıcak  suların enseden dökülüşü halleriyle kendiyle oynaşması.Spa wellness  haline girmiştim hoş bir davranış sergilenişiyle .

Kongre için salonun açılmasıyla yerlerimize geçtik.Kongre programı açıldı ve  soğuk duş etkisi işte o an  başladı.Bir anlamda kandırılmıştık .Bize kongre programıyla spa wellness eğitim programı çakışmayacak denmiş (ısrarla sormamıza rağmen) ve verdikleri programda da çakışmıyor gözükmesine rağmen şimdi öğreniyorduk ki hem de ne çakışıyor.İtirazlar  havada kaldı  bu yoğunlukta nasıl çakışılmaz ki dendi bir mazeretmiş gibi yani aylar öncesinden  yapılan ön hazırlıkları yadsıyarak. Yüz ytl fazla ödemiştik kaba hesapla ve bunu ben gibi kendine sorun edinen  onlarca insanla  sorunu yansıtacak sorumlu aradık bulmak ne mümkün bulduklarımızda  bizden bir fazla yetkiye sahip değildi.Onlarda okullarından alınıp gelmiş öğrencilerdi.Saf iyi yürekli bir şeyler yapma çabasında idealist vs…

 

Yürüyerek Lara Hakan Pansiyona döndüm.Üstümde Falezlerden gelen denizin kokusu. Sabah daha iyi olacak dedim kendi kendime,  bir film seyrettim , msn den içinde bulunduğum durumu arkadaşlarla paylaştım.Yataktaydım zaten ışığı kapattım, uyudum.

18 Ocak 2008 : 08:00 geç kalmaları sevmediğimden erken uyanırım, hep bir telaş yaşamda bir yerlere geç kalacağım düşüncesiyle yaşarım, bugünde farklı olmadı. Sabah altıda kalkıp diz üstü bilgisayarımı açtım internetten gazeteleri okudum, tv den sabah haberlerini seyrettim  vs. İşte sekizde aşağıdayım . Kemal Bey Kahvaltı tepsisi elinde “beraber yapalım ”diyerek yazıhanesinde karşıladı beni çay,  kahvaltı derken kongre başlangıç  saati yanaşıyordu.Kalktım Kongreye gittim.

Devamı

Geri

Pazartesi, Ocak 21, 2008

SPA Wellness Antalya

Spa Wellness Antalya

Uzun zamandır yolculuklarımı yazmayı ihmal ettiğimi bir arkadaşımın anımsatmasıyla fark ettim;iyide ben bu sürede hiç mi seyahate gitmemiştim.

Gitmiştim.Sadece gitmişliklerimi yazıya aktarmamıştım yada daha doğrusu ile kendime saklamışlığımı sanırım devam kılıyordum.

Spa wellness 1. ulusal kongresi için Antalya’ya  gitmek için Haymana’dan yola çıktım .Gene otelden paramı alamamıştım harçlıksız yol günlerim başlıyordu.

Ah benim 17 yaş sancılarım ; 6 arkadaşla Ankara dan yola çıkıp güney sahillerini  otostopla dolaşmışlıklarımı cebime koyup,cep harçlıksınız yola çıkmalara hayıflanmalarımı ise cüzdanıma sığıştırdım yola düştüm.

Evimizin yanındaki metro otobüs yazıhanesine gittim son kalan param üzerinden pazarlık yapıp gidiş biletimi (30 ytl)  aldım.Nasılsa orda bir şekilde  birilerine masaj yapar dönüş paramı ayarlarım diye düşünmüştüm olmadı otostop çekecektim .Amaç eğitim olduktan sonra gerisi teferruattı.Kalma sorunumu da Kongrenin olacağı The Marmara yakınlarındaki falezlerde çadırda halletmeyi düşündüm.

Eve geldiğimde her şeyi her zamanki gibi sezinleyen annem cebime 150 ytl sıkıştırdı.Uyku tulumum ve çadırım bu durumda sırt çantama fazla yük olacaktı. Çıkardım.

Her uzun yolculuğa çıktığımdaki genel hazırlık olarak nolur nolmazların hesabı olan peksimet tarzı  izcilikte hayati idame eğitimlerinde öğrendiğimiz tarz malzemelerimi de çantama sıkıştırıp (çok mu abartmıştım bilmiyorum hala) Aşti’ye  gittim.Hayret kız kardeşim bugün ben demeden kendi teklif etti “ Abi ben seni bırakırım ”.

Son model bir otobüsle  iyi bir sürüşle saat 07:00’de Antalya’ya vardık birde genzimde kalan bu izmarit tadı olmasa. Sigarayı sürücü içmiş kokusu bize kalmıştı.Sadece sürücüler için özel cam kabinler olsa ,orda içerek gitseleri düşündüm.Yasaklama mantığını sevmeyen olarak hem bizde pasif içicilik terbiyesizliği yapmazdık.İnsan oğlu geliştikçe ne çok şımarık ne çoklar ister hale geliyoru da düşündüm “terbiyesiz,şımarık” bile dedim kendim kendime önceden beni okuyan arkadaşlarım bilir ;derim.

Servisler Antalya’da  Ankara da olduğu gibi ulaşım ücretleri  birilerine peşkeş çekilmemek için kaldırılmamıştı ve bende Lara’da ki The Marmara otelin yanına kadar gidebildim. Otele en erken gelenlerden olmalıyım ki resepsiyondaki arkadaşların  uykulu gözlerine geceden çöken şişlikler inmemişti daha bana  2. kata inmem söylendi.Şaşırmayın burada 6. kata da iniyorsunuz.Lobi 7. katta.Daha henüz organizasyon yetkilileri lobide olmadığından  kongre yaka kartımı ve çantamı veremeyeceklerini söylediler 2. katta bekleyebilirmişim.

2. Kata indim koca bir hangar düşünün  ama lokanta olarak önünde büyük bir havuz  ilerisinde falezler ve deniz.Herkes kahvaltı ediyordu bende  havuzu rahat göreceğim bir  yere oturup diz üstü bilgisayarımdan Ankara da ki arkadaşlara mailler atıp gazete okumaya  ve beklemeye başladım.

“kahve “

“neden olmasın” dedim .Konukseverliklerine hayran olmuşluğum ancak 15 dakika sürdü. 5 ytl aldılar ısmarladıkları kahveden .Gene utandım kendi halimden.Hümanist hallerimin kendini  utandırışı yok mu?

Gelmişlerdir artıkla birlikte 7. kata lobiye çıktım (eksi yoktu asansörde bunu sevdim optimist bir otel diye düşündüm gene pesimistliğimi birden üstümden sıyırıp 7. kattan 2. kata atarak).

09:30 kayıt için olması gereken yerde şirin kısa boylu biri vardı “öğlen saat 13 de kayıtlar başlayacak” dedi iyi o zaman bende kendime bir pansiyon  bulayım dedim .

Çevre deki pansiyonları gezerken (diğerlerindeki gördüğüm manzaraları verdikleri ücretlere ilişkin vs uzun,uzun anlatımda bulunmayacağım bunlar benim içimin kanayan yarası olarak kalsın ama fiyatlar kısaca 10 ytl ile 40 ytl arasıydı) Kemal beyle karşılaştım.Odaya bakmama gerek yoktu gözlerine baktım ve odayı tuttum . Lara Hakan Pansiyon birçok dört yıldızlı otelde olmayan hizmet anlayışıyla ve kalitesiyle beni şaşırttı.3 gece için 90 ytl peşin ödeyip odama çıktım.Odada tv,buzdolabı,klima,sıcak su,tüp,ocak ihtiyaçları karşılayabileceğim hepsi vardı ve ücrete dahildi. Ankara dan iyi bilirim bir çok 4 yıldızlı otelde  ve alt yıldızlılarda bunlar yoktur yada ekstra olarak geçer.

İstanbul da kaçırdığım otel ekipmanları fuarının bir benzerinin burada Antalya Expo Center  Fuar alanında olduğunu duyunca önce kaydımı yaptırıp ardından kongrenin açılışına kadar fuara katılmaya karar verdim.Nede olsa açılış 17 deydi.

Otele gittiğimde ben gibi toplanmış insanlara kayıtlar açılış anında yapılacak denildiğini duydum  daha fazla sabrımı zorlamaya gerek yoktu .Fuara gittim.

Bu kadar fikri zenginliği bir arada görmek çok hoşuma gitti ama sektör elemanları , ürün sahipleri, herkes nerdeyse iş yoklardaydı.Ben ürünlere baktım.

Otellere ne kadarda çok şey gerekiyormuş meğer .Ah şu da olsa diye düşündüğüm bazı şeylerin kendisinin benim buluşum olmadığını yüzyıllardır kullanıldığını görmek ise dehşete düşürdü beni.Tanrım(lar) demek ki ben dahi değilmişim.Bilişim sektörünün bir eski en(m)ekçisi olarak sektörün  gereklerini Internet babadan takip etme çabama rağmen gene de kapının ardındakilerle yetinen pozisyonunda bulmak kendimi ah ne utanç.İşte o kendine kızan adam hallerindeyim.

16:00 pansiyona gelip Fuardan Haymana da ki arkadaşlara  götürmek üzere aldığı  dergileri  odama bırakıp Kongre merkezine yöneldim.

16:30 kapıdaki izdihama bakılırsa kayıtlar yapılıyor.Yaka kartımı ve çantamı aldım.

Ve dehşet dakikaları başladı…

Devamı

Cuma, Eylül 21, 2007

Refleksoloji Nedir ?

Refleksoloji


Refleksoloji, muhtemelen eski Çin'de akupunkturun geliştiği zamanlarda doğdu. Batı'da bu yüzyılın başına kadar hiç bilinmiyordu. Zamanımızda bir Amerikalı kulak-burun-boğaz doktoru olan Dr.William H. Fitzgerald tarafından yeniden keşfedilmiştir. Fitzgerald, bedeni, ayakta bulunan bazı basınç noktalarını kullanarak tedavi etme ihtimali üzerinde durdu. M.Ö 3000 yıllarında Çinlilerin yaptığı gibi buna "Bölge Terapisi" adını verdi ve bunu akupunkturla beraber kullandı. O, vücudun bazı bölgelerine sıkıca bastırarak veya masaj yaparak oldukça uzakta olan diğer bölgelerinde etki oluşturabileceğini keşfetti. Meslektaşı olan Doktor E. Bowers ise, 1916'da Doktor Fitzgerald tarafından ileri sürülen bu tedaviyi herkese anlatmış ve beraber yaptıkları bazı buluşları 1917 yılında "Bölgesel Terapi" adında bir kitapta toplamıştır.

Doktor Fitzgerald çeşitli kurslar düzenlemiş ve bu teknikleri, uygulamayla ilgilenen kişilere öğretmiştir. Fitzgerald'ın öğrettiklerini 1930'larda geliştirip yalnızca ayak bölgesinde yoğunlaştıran ise, yine bir Amerikalı olan, masöz Eunice Ingham'dır. Yıllarını bu metodun nasıl işe yaradığını anlamaya çalışarak geçiren ve kendine özgü bir masaj tekniği geliştiren Eunice Ingham'a, haklı olarak modern ayak refleksolojisinin annesi de denir. O, ayağı inceleyerek -ayakta hassas bir nokta bulduğunda bu noktayı vücut anatomisi ile eşleştirerek- çok dikkatli bir şekilde ayaktaki alanların vücut organlarıyla olan ilişkisinin haritasını çıkartmıştır. Sonunda ayaklar üzerinde tüm vücudun haritasını oluşturdu. Çalışmaları o kadar başarılı oldu ki, ünü yayıldı ve günümüzde ayak refleksolojisinin kurucusu olarak tanındı. Bugün İngiltere, Belçika ve Fransa'da refleksoloji eğitimi veren okullar kurulmuştur. Bir çok refleksolog, aynı zamanda doğal tedavi şekilleri olan osteopati, homeopati ve kiropratik ile de ilgilidirler.

Refleksoloji nedir?
Tıbbi sözlüklere göre "refleks" kelimesi dış etkilere bağlı olmak üzere istemsiz kas kasılması olarak tanımlanır. Ancak "refleks" kelimesi, bu terapinin içeriğinde, bütün organizmanın, kafanın, boynun ve gövdenin küçük bir ekran gibi görülen ayakta yansıması olarak ele alınır. Refleksoloji, ayaklarda, bedenin tüm bölgelerine, organlarına ve sistemlerine karşılık gelen refleks noktalarına, el ve parmaklarla uygulanan bir baskı tekniğidir. Bu yöntemle bedenin kendi kendini tedavi etme mekanizması harekete geçirilir ve bedende fizyolojik bir rahatlama sağlanır.

Günümüzde hastalıkların büyük bir çoğunluğu strese bağlıdır. Hastalık kişinin düşünce ve davranışlarının direkt sonucudur. Korku, üzüntü, endişe ve benzeri olumsuz duygu ve düşünceler bedende dengesizlikler yaratır. Dengesini yitirmiş beden verimli çalışamamaktadır. İnsan bedeninin verimli çalışması için enerji akımının kesintisiz olması gereklidir. İşte refleksoloji'de ayak noktalarına uygulanan basınçla, o noktalarla bağlantılı olan çeşitli guddeler, organlar ve hücrelerde ve sonuçta tüm bedende, serbest enerji akışı sağlanılır.

Ne için kullanılır?
Refleksoloji, akupunktur gibi fonksiyonel hastalıklarda başarılıdır. Bir enfeksiyonu iyileştirmesi olası değildir ve fıtık, bağırsak düğümlenmesi veya kırık bacak gibi yapısal bozukluklar için yapabileceği hiçbir şey yoktur. Zihinsel ve bedensel stresi azalttığı bilinmektedir. Son derece rahatlatıcı olabilir. Kas gerginliğini azaltır ve bu sayede lenf ve kan dolaşımını yükseltir. Bedenden toksinlerin atılmasını sağlar ve böylelikle vücudun içindeki şifa gücünü harekete geçirir. Refleksologlar, kabız, astım, stres halleri, mesane hastalıkları, başağrılarında, böbrek ve safra taşları gibi çarpıcı durumlarda iyi sonuç alırlar. Özellikle migrende refleksoloji ile iyi sonuç alınabilir ve sinir problemleri de kolayca halledilir.

www.gurayyalincak.com

Cuma, Eylül 21, 2007

Büyükelçilik Adres ve Telefonları

BÜYÜKELÇİLİKLER ve TEMSİLCİLİKLERİ


Afganistan Büyükelçiliği

Cinnah Cad. No:88 Çankaya 438 11 21 438 77 45


Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Atatürk Bul. No:114 Kavaklıdere 426 54 65-67 426 69 59

(Konsolosluk Paris Cad. No:29)


Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği

Atatürk Bul. No:110 Kavaklıdere 468 61 10 467 00 19


Arjantin Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Uğur Mumcu Cad. No:60/4 G.O.P. 446 20 61-62 446 20 63


Arnavutluk Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Ebuziya Tevfik Sok. No:17 Çankaya 441 61 03 441 61 04


Avrupa Topluluklan Komisyonu Temsilciliği

Uğur Mumcu Cad. No:88 Kat:4 G.O.P. 446 55 11 446 67 37


Avustralya Büyükelçiliği

Nenehatun Cad. No:83 G.O.P. 446 11 80-87 446 11 88


Avusturya Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Atatürk Bul. No:189 Kavaklıdere 419 04 31-33 418 94 54


Azerbaycan Büyükelçiliği

Cemal Nadir Sok. No:20 Çankaya 441 26 20-22 441 26 00


Bangladeş Halk Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Cinnah Cad. No:78/7-9 Çankaya 439 27 50-51 439 24 08


Belarus Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Han Sokak No:131/1-2 G.O.P 446 30 42 446 01 50


Belçika Krallığı Büyükelçiliği

Mahatma Gandi Cad. No:55 G.O.P.    405 61 66


Birleşik Arap Emirlikleri Büyükelçiliği

Mahmud Yesari Sok. No:10 Çankaya 440 84 10-13 438 98 54


Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu Temsilciliği

İran Cad. No:35 G.O.P. 427 86 03 427 57 40


Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Temsilciliği

Atatürk Bul. No:197 Kavaklıdere 428 06 64 - 468 75 13 427 48 52


Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği

Abidin Daver Sok. No:17 Çankaya 439 66 15-18 438 27 02


Birleşmiş Milletler Temsilciliği

Atatürk Bul. No:197 Kavaklıdere 426 81 13 426 13 72


Bosna Hersek Büyükelçiliği

Mahatma Gandi Cad. No:91/8-9 G.O.P. 446 40 90 446 62 28


Brezilya Federatif Cumhuriyeti Büyükelçiliği

İran Cad. No:47/1-3 G.O.P. 468 53 20-22 468 53 24


Bulgaristan Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Atatürk Bul. No:124 Kavaklıdere 426 74 55-56 427 31 78


Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Büyükelçiliği

Şehit Ersan Cad. No:46/A Çankaya 468 62 30-42 - 468 66 43 468 32 14


Cezayir Demokrat Halk Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Şehit Ersan Cad. No:42 Çankaya 427 87 00 426 89 59


Çek Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Uğur Mumcu Cad. No:100/3 G.O.P. 426 12 44 - 446 48 04 446 12 45


Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Gölgeli Sok. No:34 G.O.P. 436 06 28 446 42 48


Danimarka Krallığı Büyükelçiliği

Kırlangıç Sok. No:42 G.O.P. 468 77 60 468 45 59


Dünya Bankası Ofisi

Atatürk Bul. No:211 Kat:6 Kavaklıdere 468 45 27-30 468 45 26


Dünya Sağlık Örgütü Temsilciliği

AtatürkBul. No:197 Kavaklıdere 428 40 31 467 70 28


Endonezya Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Abdullah Cevdet Sok. No:10 Çankaya 438 21 90 438 21 93


Fas Krallığı Büyükelçiliği

Rabat Sok.No:11 G.O.P. 437 60 20-21 446 84 30


Filipinler Büyükelçiliği

Mahatma Gandi Cad. No:56 G.O.P. 446 58 31 446 57 33


Filistin Devleti Büyükelçiliği

Filistin Sok. No:45 G.O.P. 436 08 23-24 437 78 01


Finlandiya Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Kader Sok. No:44 G.O.P. 426 19 30 - 426 49 64 - 426 56 85 - 426 59 21 468 00 72


Fransa Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Paris Cad. No:70 Kavaklıdere 468 11 54-59 467 94 34


Güney Afrika Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Filistin Sok. No:27 G.O.P. 446 40 56 - 446 36 26 446 64 34


Gürcistan Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Abdullah Cevdet Sok. No:15 Çankaya 442 65 08-09 442 15 10-07


Haşimi Ürdün Krallığı Büyükelçiliği

Dede Korkut Sok. No:18 Çankaya 440 20 54 - 440 45 94 440 43 27


Hırvatistan Büyükelçiliği

Kelebek Sok. No:15/A G.O.P. 446 94 60 - 446 08 31 436 62 12


Hindistan Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Cinnah Cad. No:77/A Çankaya 438 21 95-98 440 34 29


Hollanda Krallığı Büyükelçiliği

Uğur Mumcu Cad. No:16 G.O.P. 446 04 70-74 446 33 58


Irak Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Turan Emeksiz Sok. No:11 G.O.P. 468 74 21-22 468 48 32


İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Tahran Cad. No:10 Kavaklıdere 427 43 20-22 468 28 23


İrlanda Büyükelçiliği

Uğur Mumcu Cad. No:88 MNG Binası B Blok Kat 3 G.O.P., 06700 446 61 72 446 80 61


İslam Ülkeleri İstatistİk, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Fonu

Attar Sok. No:4 G.O.P. 468 61 72-76 467 34 58


İspanya Büyükelçiliği

Abdullah Cevdet Sok. No:8 Çankaya 438 03 92-94 - 440 21 69 - 440 17 96 439 5170


İsrail Büyükelçiliği

Mahatma Gandi Cad. No: 85 G.O.P. 446 36 05 - 446 45 84 426 15 33


İsveç Krallığı Büyükelçiliği

Katip Çelebi Sok. No:7 Kavakldere 468 02 54 - 466 45 58 466 45 58-59


İsviçre Konfederasyonu Büyükelçiliği

Atatürk Bul. No:247 Kavaklıdere 467 55 55-56 467 11 99


İtalya Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Atatürk Bul. No:118 Kavaklıdere 426 54 60-63 426 58 00


Japonya Büyükelçiliği

Reşit Galip Cad. No:81 06700 G.O.P. 446 05 00 - 437 18 12 437 25 04


Kanada Büyükelçiliği

Nenehatun Cad. No:75 G.O.P. 436 12 75 446 44 37


Katar Devleti Büyükelçiliği

Karaca Sok. No:19 G.O.P. 441 13 64-66 441 15 44


Kazakistan Büyükelçiliği

Ebüzziya Tevfik Sok. No:6 Çankaya 441 23 01-02 441 23 03


Kırgızistan Büyükelçiliği

Boyabat Sok. No:11 G.O.P. 446 84 08-09 446 84 13


Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Alaçam Sok. No:5 Çankaya 468 48 22-23 468 22 79


Kuveyt Büyükelçiliği

Reşit Galip Cad. Kelebek Sok. No:110 G.O.P. 445 05 76-80 - 437 97 07 446 68 39


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Rabat Sok. No:20 G.O.P. 446 29 20 - 446 01 85 - 446 10 36 446 52 38


Küba Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Kornşu Sok. No:7/2 Çankaya 439 41 10 - 439 53 62 441 40 07


Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi Halk Bürosu

Cinnah Cad. No:60 Çankaya 438 11 10-14 440 38 62


Litvanya Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Mahatma Gandi Cad. No:17/8-9 G.O.P. 447 07 66 447 06 63


Lübnan Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Kızkulesi Sok. No:44 G.O.P. 446 74 85-88 446 10 23


Macaristan Büyükelçiliği

Sancak Mah. 1. Cad. No:30 Yıldız-Çankaya 442 22 73 441 50 49


Makedonya Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Filistin Sok. No:30/2 G.O.P. 446 92 04-05 446 92 06


Malezya Büyükelçiliği

Mahatma Gandi Cad. No:58 G.O.P. 446 35 47-48 446 41 30


Meksika Büyükelçiliği

Reşit Galip Cad. Rabat Sok. No:16 G.O.P. 446 06 30 - 446 03 35-36 446 25 21


Mısır Arap Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Atatürk Bul. No:126 Kavaklıdere 426 64 78 427 00 99


Moğolistan Büyükelçiliği

Koza Sok. No:109 G.O.P. 446 79 77 446 77 91


Moldova Büyükelçiliği

Kaptanpaşa Sok. No:49 G.O.P. 446 55 27 446 58 16


Norveç Krallığı Büyükelçiliği

Kelebek Sok. No:18 G.O.P. 447 86 90 447 86 94


Oman Sultanlığı Büyükelçiliği

Mahatma Gandi Cad. No:63 G.O.P. 447 06 30-31 447 06 32


Özbekistan Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Willy Brand Sok. No:13 Çankaya 441 38 71-72 - 447 66 73 441 96 15


Pakistan İslam Cumhuriyeti Büyükelçiliği

İran Cad. No:37 G.O.P. 427 14 10-13 467 10 23


Polonya Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Atatürk Bul. No:241 Kavaklıdere 426 16 94-98 427 39 87


Portekiz Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Kuleli Sok. No:26 G.O.P. 446 18 90-91 446 18 92


Romanya Büyükelçiliği

Bükreş Sok. No:4 Çankaya 466 37 06 - 427 12 43 427 15 30


Rusya Federasyonu Büyükelçiliği

Karyağdı Sok. 5 Çankaya 439 21 22 - 440 82 17 438 39 52


Slovak Cumhuriyeti

Büyükelçiliği Atatürk Bul. No:245 Kavaklıdere 426 58 87 - 426 58 97 446 68 87


Slovenya Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Küpe Sok. No:1/3 G.O.P. 446 59 04-05 446 68 87


Sudan Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Koza Sok. No:51 G.O.P. 441 38 84-85 441 38 86


Suriye Arap Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Sedat Simavi Sok. No:40 Çankaya 440 96 57-58 438 56 09


Suudi Arabistan KralIığı Büyükelçiliği

Turan Emeksiz Sok. No:6 G:O.P. 468 55 40 427 48 86


Şili Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Reşit Galip Cad. İrfanlı Sok. 14/1-3 G.O.P. 447 34 18 - 447 35 82 - 447 36 64 447 47 25


Tacikistan Büyükelçiliği

Mahatma Gandi Cad. No:36 G.O.P. 446 16 02 446 36 21


Tayland KralIığı Büyükelçiliği

Çankaya Cad. Kader Sok. No:45/3-4 Çankaya 467 34 09 - 467 30 59 438 64 74


Tunus Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Kuleli Sok. No:12 G.O.P. 437 78 12 - 437 77 20 437 71 00


Türkmenistan Büyükelçiliği

Koza Sok. No:28 Çankaya 441 71 22-24 441 71 25


Ukrayna Büyükelçiliği

Cemal Nadir Sok. No:9 Çankaya 439 99 73 440 68 15


Uluslararası Çalışma Örgütü Temsilciliği

Atatürk Bul. No:197 Kavaklıdere 468 79 22 427 38 16


Vatikan Büyükelçiliği

Birlik Mahallesi 3. Cad. No:37 Çankaya 495 35 14 495 35 40


Venezuella Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Cinnah Cad. No:78/2 Çankaya 438 71 35 - 439 31 98 440 66 19


Yemen Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Fethiye Sokak No:2 G.O.P. 446 26 37 - 446 31 78 446 17 78


Yeni Zelanda Büyükelçiliği Ticari İşler Bürosu

İran Cad. No:13 Kat:4 Kavaklıdere 467 90 54-56-58 467 90 13


Yugoslavya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Paris Cad. No:47 Kavaklıdere 426 02 36 - 425 24 32 427 83 45


Yunanistan Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Ziya ür-Rahman Cad. No:9-11 G.O.P. 436 88 60-62 446 31 91

 

 

 

EVİNİZDE KENDİNİZE YER AÇIN

Cuma, Eylül 21, 2007

Bankaların web Adresleri

BANKALAR

Akbank T.A.Ş..

http://www.akbank.com.tr

Alternatif Bank A.Ş..

http://www.abank.com.tr

Anadolubank A.Ş..

http://www.anadolubank.com.tr

Arap Türk Bankası A.Ş..

http://www.arabturkbank.com

Bank Ekspres A.Ş..

http://www.bankekspres.com.tr

Bank Kapital Türk A.Ş..

http://www.bankapital.com.tr

Bayındırbank A.Ş..

http://www.bayindirbank.com.tr

Birleşik Türk Körfez Bankası A.Ş..

http://www.korfezbank.com.tr

Çalık Yatırım Bankası A.Ş..

http://www.calikbank.com.tr

Demirbank T.A.Ş..

http://www.demirbank.com.tr

Denizbank A.Ş..

http://www.denizbank.com.tr

Deutsche Bank A.Ş..

http://www.bankerstrust.com

Diler Yatırım Bankası A.Ş..

http://www.dilerbank.com.tr

Ege Giyim Sanayicileri Bankası A.Ş..

http://www.egsbank.com.tr

Etibank A.Ş..

http://www.etibank.com.tr

Fiba Bank A.Ş..

http://www.fibank.com.tr

Finans Bank A.Ş..

http://www.finansbank.com.tr

HSBC Bank A.Ş..

http://www.hsbc.com

İktisat Bankası T.A.Ş..

http://www.iktisatbank.com.tr

İMKB Takas ve Saklama Bankası Aş

http://www.takasbank.com.tr

Interbank A.Ş..

http://www.interbank.com.tr

Kentbank A.Ş..

http://www.kentbank.com.tr

Koçbank A.Ş..

http://www.kocbank.com.tr

Milli Aydın Bankası T.A.Ş..

http://www.tarisbank.com.tr

MNG Bank A.Ş..

http://www.mngbank.com.tr

Morgan Guaranty Trust Company.

http://www.jpmorgan.com

Nurol Yatırım Bankası A.Ş..

http://www.nurolbank.com.tr

Okan Yatırım Bankası A.Ş..

http://www.okanbank.com.tr

Osmanlı Bankası A.Ş..

http://www.ottomanbank.com.tr

Oyak Bank A.Ş..

http://www.oyakbank.com.tr

Pamukbank T.A.Ş..

http://www.pamukbank.com.tr

Park Yatırım Bankası A.Ş..

http://www.parkbank.com.tr

Sınai Yatırım Bankası A.Ş..

http://www.syb.com.tr

Sitebank A.Ş..

http://www.sitebank.com.tr

Société Générale (SA).

http://www.socgen.com

Sümerbank A.Ş..

http://www.sumerbank.com.tr

Şekerbank T.A.Ş..

http://www.sekerbank.com.tr

Tekfen Yatırım ve Finansman Bankası A.Ş..

http://www.tekfenbank.com.tr

Tekstil Bankası A.Ş..

http://www.tekstilbank.com.tr

Toprak Yatırım Bankası A.Ş..

http://www.toprakyatirimbank.c

Toprakbank A.Ş..

http://www.toprakbank.com.tr

Turkish Bank A.Ş..

http://www.turkishbank.com

Türk Dış Ticaret Bankası A.Ş..

http://www.disbank.com.tr

Türk Ekonomi Bankası A.Ş..

http://www.teb.com.tr

Türk Ticaret Bankası A.Ş..

http://www.turkbank.com.tr

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

http://www.tcmb.gov.tr

Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası.

http://www.ziraat.com.tr

Türkiye Emlak Bankası A.Ş..

http://www.emlakbank.com.tr

Türkiye Garanti Bankası A.Ş..

http://www.garanti.com.tr

Türkiye Halk Bankası A.Ş..

http://www.halkbank.com.tr

Türkiye İmar Bankası T.A.Ş..

http://www.imarbankasi.com.tr

Türkiye İş Bankası A.Ş..

http://www.isbank.com.tr

Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş..

http://www.tkb.com.tr

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası

http://www.tskb.com.tr

Türkiye Tütüncüler Bankası Yaşarbank A.Ş..

http://www.yasarbank.com.tr

Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O..

http://www.vakifbank.com.tr

Ulusal Bank T.A.Ş..

http://www.ulusalbank.com.tr

Westdeutsche Landesbank Girozentrale.

http://www.westlb.com

Yapı ve Kredi Bankası A.Ş..

http://www.ykb.com

Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş..

http://www.yurtbank.com.tr

EVİNİZDE KENDİNİZE YER AÇIN

 

Cuma, Eylül 21, 2007

ÖNEMLİ TELEFONLAR

YANGIN İHBAR
110

SIHHI IMDAT
112

ALO DOKTORUM YANIMDA
113

BİLİNMEYEN NUMARALAR DANIŞMA
11811

POSTA KODU DANIŞMA
119

ARIZA İHBAR
121

KABLO TV ARIZA
126

ÇAĞRI
133

FONO TEL
141

ALO ZABITA
153

POLİS İMDAT
155

JANDARMA İMDAT
156

ALO SAHİL GÜVENLİK
158

TELEKOM BORÇ SORMA
163

KODLU ARAMA
168

ALO POST
169

ALO TURİZM BİLGİ
170

UYUŞTURUCU BİLGİ
171

ALO TAEK (Türkiye Atom Enerji Kurumu)
172

ALO İZCİ KAN BİLGİ MERKEZİ
173

ALO EMNIYET DANIŞMA
174

ALO TÜKETICI
175

ALO GÜRÜLTÜ
176

ORMAN YANGINI İHBAR
177

ALO VALİLİK
179

İŞ VE İŞCİ BULMA
180

ÇEVRE BİLGİ
181

RUHSAL BUNALIM DANIŞMA
182

KADIN VE SOSYAL HİZMETLER
183

SAĞLIK DANIŞMA
184

SU ARIZA
185

ELEKTRİK ARIZA
186

GAZ ARIZA
187

CENAZE HİZMETLERİ
188

VERGİ DANIŞMA
189

MASÖRÜNÜZ:

05373209472

www.gurayyalincak.com

EVİNİZDE KENDİNİZE YER AÇIN

Pazartesi, Mayıs 21, 2007

ÇEVREMİZ ELDEN GİTMEDEN

ÇEVREMİZ

İnsanların yaşadıkları çevreye ilişkin duyarlılıkları özellikle son yıllarda artarak yükseliyor. Üzerinde yaşadığımız dünyanın doğal yaşamını sürdürmesi, bunun için doğal kaynakların akılcı ve tedbirli kullanılması giderek insanlığın ortak dileği oluyor. Dünyamızın doğal dengesinin bozulması, ve çevrenin kirlenmesi, kalkınmanın, sanayileşmenin bedeli olmamalıdır diye düşünüyor insanoğlu. Hiç kuşku yok ki insanlığın böyle düşünmesinin en önemli nedeni, yaşadığımız yıllarda çevrenin hiçbir dönemde olmadığı kadar kirlenmesi sorunuyla karşı karşıya kalmasında yatıyor. Denizlerde atmosfere kadar insanın doğal çevresi durmadan kirleniyor. Ancak, yeryüzündeki doğal dengenin taraflarından biri olan insanlık bu kirlenmeye karşı bir bilinç oluşturarak davranacak ve umuyoruz geç kalmayacak.
"Yapacağınızın küçük olduğunu düşünerek hiçbir şey yapmamak" gibi bir hataya düşmek istemiyor, içinde yaşadığımız dünyanın haline üzülüyor ve onun gidererek bozulan sağlığını düzeltmek yolunda bir şeyler yapmak istiyorsanız, işte size çeşitli öneriler;

Yeniden kullanın. "Yeniden kullanma alışkanlığı" geliştiriniz.

Eğer geri kazanma çabası yoksa komşu ve dostlarınızı böyle bir çaba başlatmaya ikna edin.Evinizde kullandığınız ürünler arasında yeniden kullanılmayanları azaltın. Çöplüklere ne kadar az atık bırakılırsa, o kadar uzun süre kullanılabileceklerdir.

Kullanılmış kağıttan yapılmış kırtasiye, kart ve paket kağıdı satın alın.

Bir bahçeniz olsun. Kentsel bölgelerde iseniz en azından saksıda yaprak ve çiçek yetiştirebilirsiniz.

Bahçenizdeki otlar, yapraklar, dallar ve diğer bitkiler için bir gübre yığını oluşturun. Bu, çöp toplamayı azaltırken bahçenizin de büyüyüp gelişmesine yardımcı olacaktır.

Gübre yığınınıza kahve telvesi, yumurta kabuğu, muz kabuğu gibi şeyler de koyun.

Bahçede böcek ilacı kullanımını azaltın. Aslında böceklerin yalnızca yüzde biri ilaçtan etkilenmektedir. Organik ilaçlar kullanmayı deneyin.

Ozon tabakasına zarar veren kloroflorokarbonlu aerosollü kutulardan almayın.

Kağıt havlu değil, kumaş havlu kullanın.

Çamaşır ve evdeki diğer temizlik işleri için düşük fosfatlı ya da fosfatsız deterjan kullanını.

Klorsuz çamaşır suyu kullanın.

Kumaş çocuk bezi kullanın.

İçi yeniden doldurulabilen veya yeniden kullanılabilen kutularda paketlenmiş ürünlerden alın.

Sürekli kullandığınız deterjan ve diğer ürünlerin en büyük, ekonomik boyunu alın.

Yumurtaları karton kutuda alın, suni köpükten yapılan kutuda almayın.

Yemekleri saklamak için plastik rulo yerine mumlu kağıt kullanın.

İçinde toksik karışımlar bulunan ürünler yerine toksik olmayan ürünleri seçin. Örneğin; karbonat, limon suyu ve sirkeden temizlik maddesi oluşturun.

Eğer seçme şansınız varsa manavlarda ve diğer şerlerde naylon poşet yerine kağıt torbalardan isteyin.

Eğer plastik torba kullanıyorsanız, torbaları yıkayıp tekrar kullanın.

"Kağıt mı? Plastik mi?" sorununu kolaylıkla tamamen ortadan kaldırabilirsiniz. Manava giderken kendi torbanızı yanınıza alın.

Aşırı paketlenmiş mal ve gıda ürünlerinden kaçının. Örneğin., plastik torba ya da sandıkta sıkça paketlenmişler yerine açıkta atılan taze meyve ve sebzeleri alın. Kutu ve paketler, atık ırmağının yaklaşık üçte birini oluşturmaktadır.

Mümkün olduğunca elektrik ampulü yerine enerji tasarrufu sağlayan floresan lambalarından kullanın.

Evinizde gerekli izolasyonu yapın. Evlerde harcanan enerjinin neredeyse yarısı izolasyon yetersizliğinden kaynaklanmaktadır.

Pencere ve kapılarda aralık olup olmadığına bakın, aralık varsa tıkayın. Pencere ve kapılara dış kanat taktırın.

Ocağınıza yılda en az bir kez servis yaptırın.

Isıtıcı olarak radyatör kullanıyorsanız, radyatörün arkasına bir yansıtıcı plaka koyun. Böylece ısıyı duvarın çekmesini önlemiş olursunuz.

Doğal ışıktan en üst düzeyde yararlanın. Düşünün, gün içinde gerçekten lamba yakmanız gerekiyor mu?

Odadan 15 dakika veya daha fazla süreyle ayrılacaksanız ışıkları kapatın.

Buzdolabınızı "daha az soğuk" duruma ayarlayın. Arkasındaki kondansatör borularını yılda bir kez temizleyin.

Su musluğunu kapatın. Tıraş olurken, dişlerinizi fırçalarken, bulaşık yıkarken musluğu açık bırakmak her dakika 11-29 litre arasında su sarfiyatına neden oluyor.

Banyo yapmak yerine duş alın, Düşük akış hızı olan duş başlığı takın.

Sızıntıları hemen tamir edin. Damlayan bir musluk günde 76 litreden fazla su kaybına neden olabilir.

Bir çamaşır makinesi almanız ya da kullanmakta olduğunuz makineyi değiştirmeniz gerektiği zaman önden yüklemeli olanından alın. Önden yüklemeli olanlar, yukarıdan yüklemeli olanlara oranla yüzde 40'a yakın daha az su tüketiyor.

Bulaşık, çamaşır makinelerinizi ve kurutucunuzu yalnızca tam dolu olduklarında çalıştırın.

Mümkünse, çamaşır kurutma makinesi kullanmak yerine, çamaşırlarınızı dışarıya asarak kurutun.

Garajınızı ve kapı önünü hortumla yıkamayın, süpürün.

Eşyanız kırıldığında bir kenara atacağınıza tamir edin.

Yağlı boya yerine lateks boya kullanın.

Yeniden şarj edilebilen pilleri kullanın.

Tatilde bile çevreye duyarlılığınızı yitirmeyin. Etrafı kirletmeyin.

Hafta sonunda açık havada ızgara yaparken, kirliliğe neden olan yabancı sıvılar kullanmayın. Plastik çatal, bıçak ve tabakları yıkayarak yeniden kullanın.

Plastik kutu kapakları, hayvanlar için öldürücü silah anlamına gelebilir. Kapakları almadan önce parçalara ayırın.

Öldürücü balonlar! Helyum dolu balonlar suya ulaştığında balina ve su kaplumbağaları tarafından yutularak ölmelerine neden olabilmektedir. Balonlarınızın uçup gitmesine izin vermeyin.

Arka bahçenizi hayvanlar için sığınak haline getirin.

Bir balıkçı ya da kayıkçı iseniz, çöp toplayıp sahile taşımak için bir sistem geliştirin. Denize asla bir şey boşaltmayın.

Eğer plaja yakın bir yerde oturuyorsanız, bir plaj temizliği kampanyası düzenleyin ya da bu tür faaliyetlere katılın.

Her yere giderken gerçekten otomobil kullanmanız gerekiyor mu? İşe giderken yürüyün ya da bisiklete binin.

Mümkün olduğunca toplu taşıma araçlarını kullanın.

İki ya da dört kişi birlikte otomobil kullanırsa çok daha ucuza mal olur.

Otomobilinizin ayarını sık sık yaptırın. Bir otomobil iyi çalışıyorsa da az benzin kullanır ve dolayısıyla daha az toksik ve zararlı duman çıkarır.

Otomobil benzin filtresini temiz tutun ve benzinden tasarruf edin.

Yeni bir araba akümülatörüne mi gereksiniminiz var? Eskisini tamir ettirin.

Yükü hafifletin. Gereksiz ağırlıklar, yakıt ekonomisini yüzde bir etkileyebilir.

Otomobilin havalandırmasını kısın ya da kapatın.

Lastiklerinizin ömrünü uzatmak ve benzinden tasarruf etmek istiyorsanız, hava doldurmayı ihmal etmeyin. Yeni lastik alırken çelik gövdeli radyal olanlarını tercih edin.

Enerjiyi boya harcamayın. Duraklamanız bir dakikayı aşıyorsa, arabanızı yeniden çalıştırarak daha az benzin harcarsınız.

Otomobilinizin havalandırmasını kontrol ettirerek sızdırmasını önleyin.

İşyerinizde yeniden kullanma programları başlatın. Teneke kutular, camlar ve gazeteler, kolaylıkla kullanılabilir.

Kağıt israf ederek kağıt çöpü oluşturmayın. Kağıtların iki tarafını da kullanıl, işi biten gayri resmi yazışma kağıtlarını not kağıdı yapın.

İşyerinizde, bülten ve gayri resmi yazışmaların kullanılmış kağıtlara basılmasını isteyin. Patron ya da editör siz iseniz, bunu mutlaka yapın.

Okullarda müfredata ekoloji ve yeniden kullanım konularının eklenmesini isteyin.

Yerel yönetiminizle birlikte çalışarak, bölgenizdeki çöplük ve hurdalıkların en katı çevre standartlarına uygun olarak tutulmasını sağlayın.

Yörenizde, gönüllüler ve hatta belediye işçileri ile birlikte "çevreyi temizleme" projesi organize edin.

Belediyenizi, kışın cadde ve kaldırımlardaki buzları eritmek için tuz yerine kum kullanmaya ikna edin.

Bölgenizdeki kuş cenneti alanlarının korunması için yerel yönetimlerle birlikte çalışın.

Yerel, bölgesel, ulusal ve dünya çevre konularında sürekli bilgi edinin.

Bir ağaç dikin. Büyürken karbondioksit tükettikleri için ağaçlar havanın temizlenmesine yardımçı olur ve dünyanın ısınmasını azaltırlar.
Bir ağaç daha dikin.