SPA Wellness Antalya
Spa Wellness Antalya
Uzun zamandır yolculuklarımı yazmayı ihmal ettiğimi bir arkadaşımın anımsatmasıyla fark ettim;iyide ben bu sürede hiç mi seyahate gitmemiştim.
Gitmiştim.Sadece gitmişliklerimi yazıya aktarmamıştım yada daha doğrusu ile kendime saklamışlığımı sanırım devam kılıyordum.
Spa wellness 1. ulusal kongresi için Antalya’ya gitmek için Haymana’dan yola çıktım .Gene otelden paramı alamamıştım harçlıksız yol günlerim başlıyordu.
Ah benim 17 yaş sancılarım ; 6 arkadaşla Ankara dan yola çıkıp güney sahillerini otostopla dolaşmışlıklarımı cebime koyup,cep harçlıksınız yola çıkmalara hayıflanmalarımı ise cüzdanıma sığıştırdım yola düştüm.
Evimizin yanındaki metro otobüs yazıhanesine gittim son kalan param üzerinden pazarlık yapıp gidiş biletimi (30 ytl) aldım.Nasılsa orda bir şekilde birilerine masaj yapar dönüş paramı ayarlarım diye düşünmüştüm olmadı otostop çekecektim .Amaç eğitim olduktan sonra gerisi teferruattı.Kalma sorunumu da Kongrenin olacağı The Marmara yakınlarındaki falezlerde çadırda halletmeyi düşündüm.
Eve geldiğimde her şeyi her zamanki gibi sezinleyen annem cebime 150 ytl sıkıştırdı.Uyku tulumum ve çadırım bu durumda sırt çantama fazla yük olacaktı. Çıkardım.
Her uzun yolculuğa çıktığımdaki genel hazırlık olarak nolur nolmazların hesabı olan peksimet tarzı izcilikte hayati idame eğitimlerinde öğrendiğimiz tarz malzemelerimi de çantama sıkıştırıp (çok mu abartmıştım bilmiyorum hala) Aşti’ye gittim.Hayret kız kardeşim bugün ben demeden kendi teklif etti “ Abi ben seni bırakırım ”.
Son model bir otobüsle iyi bir sürüşle saat 07:00’de Antalya’ya vardık birde genzimde kalan bu izmarit tadı olmasa. Sigarayı sürücü içmiş kokusu bize kalmıştı.Sadece sürücüler için özel cam kabinler olsa ,orda içerek gitseleri düşündüm.Yasaklama mantığını sevmeyen olarak hem bizde pasif içicilik terbiyesizliği yapmazdık.İnsan oğlu geliştikçe ne çok şımarık ne çoklar ister hale geliyoru da düşündüm “terbiyesiz,şımarık” bile dedim kendim kendime önceden beni okuyan arkadaşlarım bilir ;derim.
Servisler Antalya’da Ankara da olduğu gibi ulaşım ücretleri birilerine peşkeş çekilmemek için kaldırılmamıştı ve bende Lara’da ki The Marmara otelin yanına kadar gidebildim. Otele en erken gelenlerden olmalıyım ki resepsiyondaki arkadaşların uykulu gözlerine geceden çöken şişlikler inmemişti daha bana 2. kata inmem söylendi.Şaşırmayın burada 6. kata da iniyorsunuz.Lobi 7. katta.Daha henüz organizasyon yetkilileri lobide olmadığından kongre yaka kartımı ve çantamı veremeyeceklerini söylediler 2. katta bekleyebilirmişim.
2. Kata indim koca bir hangar düşünün ama lokanta olarak önünde büyük bir havuz ilerisinde falezler ve deniz.Herkes kahvaltı ediyordu bende havuzu rahat göreceğim bir yere oturup diz üstü bilgisayarımdan Ankara da ki arkadaşlara mailler atıp gazete okumaya ve beklemeye başladım.
“kahve “
“neden olmasın” dedim .Konukseverliklerine hayran olmuşluğum ancak 15 dakika sürdü. 5 ytl aldılar ısmarladıkları kahveden .Gene utandım kendi halimden.Hümanist hallerimin kendini utandırışı yok mu?
Gelmişlerdir artıkla birlikte 7. kata lobiye çıktım (eksi yoktu asansörde bunu sevdim optimist bir otel diye düşündüm gene pesimistliğimi birden üstümden sıyırıp 7. kattan 2. kata atarak).
09:30 kayıt için olması gereken yerde şirin kısa boylu biri vardı “öğlen saat 13 de kayıtlar başlayacak” dedi iyi o zaman bende kendime bir pansiyon bulayım dedim .
Çevre deki pansiyonları gezerken (diğerlerindeki gördüğüm manzaraları verdikleri ücretlere ilişkin vs uzun,uzun anlatımda bulunmayacağım bunlar benim içimin kanayan yarası olarak kalsın ama fiyatlar kısaca 10 ytl ile 40 ytl arasıydı) Kemal beyle karşılaştım.Odaya bakmama gerek yoktu gözlerine baktım ve odayı tuttum . Lara Hakan Pansiyon birçok dört yıldızlı otelde olmayan hizmet anlayışıyla ve kalitesiyle beni şaşırttı.3 gece için 90 ytl peşin ödeyip odama çıktım.Odada tv,buzdolabı,klima,sıcak su,tüp,ocak ihtiyaçları karşılayabileceğim hepsi vardı ve ücrete dahildi. Ankara dan iyi bilirim bir çok 4 yıldızlı otelde ve alt yıldızlılarda bunlar yoktur yada ekstra olarak geçer.
İstanbul da kaçırdığım otel ekipmanları fuarının bir benzerinin burada Antalya Expo Center Fuar alanında olduğunu duyunca önce kaydımı yaptırıp ardından kongrenin açılışına kadar fuara katılmaya karar verdim.Nede olsa açılış 17 deydi.
Otele gittiğimde ben gibi toplanmış insanlara kayıtlar açılış anında yapılacak denildiğini duydum daha fazla sabrımı zorlamaya gerek yoktu .Fuara gittim.
Bu kadar fikri zenginliği bir arada görmek çok hoşuma gitti ama sektör elemanları , ürün sahipleri, herkes nerdeyse iş yoklardaydı.Ben ürünlere baktım.
Otellere ne kadarda çok şey gerekiyormuş meğer .Ah şu da olsa diye düşündüğüm bazı şeylerin kendisinin benim buluşum olmadığını yüzyıllardır kullanıldığını görmek ise dehşete düşürdü beni.Tanrım(lar) demek ki ben dahi değilmişim.Bilişim sektörünün bir eski en(m)ekçisi olarak sektörün gereklerini Internet babadan takip etme çabama rağmen gene de kapının ardındakilerle yetinen pozisyonunda bulmak kendimi ah ne utanç.İşte o kendine kızan adam hallerindeyim.
16:00 pansiyona gelip Fuardan Haymana da ki arkadaşlara götürmek üzere aldığı dergileri odama bırakıp Kongre merkezine yöneldim.
16:30 kapıdaki izdihama bakılırsa kayıtlar yapılıyor.Yaka kartımı ve çantamı aldım.
Ve dehşet dakikaları başladı…
Konu: selam ankaralı
bir antalyalı olarak yazınızı severek okudum
Bağlantı »